Read Time:6 Minute, 35 Second
Bir şeyler söyleyecekken istediğinizden çok daha başka bir şey çıktı mı ağzınızdan? Bu, zamanı ve yeri doğru olmayan tezahür sizi zor durumda bıraktı mı? İçsel bir hesaplaşmayla nasıl ve neden böyle bir hata yaptığınızı düşündünüz mü? Belki bir nedeni olduğunu varsayıp bunu bulmaya çalıştınız, belki de olabilir ne olmuş ki insanlık hali diyerek “sözlü tökezlemelerim” rafına kaldırdınız. Ya bu tökezlemeler, bu dil sürçmeleri; bilinçsiz arzularınızın dayanamayıp kendilerini açığa çıkarmasıysa? Buzdağının görünmeyen kısmı tanımlaması bilimselliğini korusa da birçok şeyin bununla açıklanmasından sıkılan kişilerin; “hadi canım! masum bir hata” demesi ihtimali de oldukça yüksek. Özellikle de; en olmadık anda yeni sevgiliye eski sevgilinin adıyla seslenen, resmi veya normal bir konuşma esnasında asıl kelime yerine cinsel içerikli, olmadık bir kelimeyi ağzından kaçıran kişilerin. Ama yine de Ah! Freudyen sürçme (Freudian Slip), ah! Parapraksi diyerek; söylemek istediğiniz şeyler, söylemek istediklerinizin yerine söylediğiniz şeyler ve söylemenizin felaketi çağırdığı kelimeler. Zinciri dürtüyle başlayan, psişik determinizm ilkesindeki hiçbir şeyin nedensiz olmayacağı fikrini savunan ve hep bir kazının gerekliliğini vurgulayan Freud için; bunlar öyle sıradan hatalar değildir. Hatta ve hatta nasıl ki her sorunun temelini bastırılmış arzulara dayandırmışsa, dil sürçmelerinin temelinde de; yine bilinçaltımızdan özgürlüğüne kavuşmak isteyen bu arzuların olduğunu söylemiştir. Ağzımızdan her kaçan; söylenmesi yasak ya da söylendiğinde yargılanmamıza neden olacak ve sürekli bilinçli belleğimizden ötelemeye, unutmaya çalıştığımız kelimeler midir? Bu konuda yapılmış deneyler, Freud’un düşüncelerini savunan destek çalışmalar ve daha farklı şekilde açıklayan araştırmalar bulunmaktadır. Öncelikle dil sürçmelerinin nasıl olup da böyle araştırmalara konu olduğuyla başlamak tüm bu zıt ya da ortak noktaları anlamayı kolaylaştıracaktır. Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, dil sürçmeleri ile ilgili ilk konuşanlardan biridir lakin bunu tanımlamak için kendi adını kullanmamıştır. Parapraksis ya da Freudyen sürçme; bilinçaltı zihne bağlı olduğuna inanılan, sözlü bir hafıza hatasıdır. İnsanların sahip olduğu; gizli düşünce ve duyguları ortaya çıkardığı iddia edilmektedir. En tipik örnekleri; eski sevgilinin adıyla seslenmek, yanlış bir kelime söylemek hatta yazılı veya sözlü bir kelimeyi yanlış yorumlamaktır. Psikanalitik düşünceye göre; bu hataların izi, bilinçsiz arzu ve dürtülerimize kadar takip edilebilir. Der ki Psikinalitik görüş: Bunlar aslında söylemek istediğin ama ifade edemediğin, henüz bilinçli düşünce alanına girmemiş, gerçekleşmemiş duygulardır. İlginç olan da bu durum o kadar yaygındır ki yaşamamış herhangi bir kişinin olabileceği pek de ihtimal dahilinde değildir. Gerçekten de tüm dil sürçmeleri böyle bir nedene mi dayanmaktadır yoksa aslında daha basit bir açıklaması mı vardır? Freud; Almanca'da "Fehlleistungen" veya hatalı eylemler olarak adlandırdığı şeyi 1901 tarihli "Gündelik Hayatın Psikopatolojisi" adlı kitabında detaylıca ele alarak, türlerini ve örneklerini tanımlamıştır. Freud, bu hataların; bilinçsiz bir düşünce ya da inanç gibi "niyetlenen planlı konuşmanın dışındaki bir şeyin rahatsız eden etkisinin" sonucu olduğundan bahsetmiştir. Ona göre İsimlerin unutulması da; bazen baskıyla ilgili olabilmektedir, kabul edilemeyecek nitelikteki düşünceler; bilinçten alıkonulduğunda, bilinçaltında saklı olanların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bugün, soruşturmalarda ya da yine analistler tarafından terapi esnasında; kişinin düşünmesine fırsat vermeyecek şekilde soru sorulması ilkesine dayanan pek çok teknik kullanılmaktadır. Freud da bu düşüncelerini Latince bir cümleyi yanlış aktaran genç bir adamla yaptığı çalışmaya dayandırır. Genç adam, aktarım esnasında Latince sözcüklerden birini okumaz. Freud, sözcüğün okunmamasının bilinçaltından kaynaklandığını düşünür. Psikanaliz yoluyla, bu kelimenin; genç adama, adamın kız arkadaşının yaşadığı hamilelik ve bundan kaynaklı korku duymasına sebep olan “kanı” hatırlattığını ve adamın da bilinçsiz bir şekilde bunu bloke ettiğini belirler. Yani özetle; bilinçdışı zihnin parçaları davranışlara sızar ve bu da amaçlanandan başka şeyler söylemeye sebep olur. Freud, hastalarına ne düşündüklerini sormanın yeterli olmadığını, gerçek arzuların; “dil sürçmeleri” ve bilinçaltından geldiğini düşündüğü diğer şeylere dikkat edilerek anlaşılabileceğini savunur. Ona göre sözlü hatalar hiç de rastgele değil, çözülmesi gereken bulmacalardır. Buradaki temel sorun da psikoloji alanındaki birçok fikirde olduğu gibi test edilmesinin son derece zor olmasıdır. Neden bir şey söylemek isterken başka bir şey söyleriz? Bu hataların her zaman psikanalitik bir yorumu yoktur. Bir öğrencinin öğretmenine yanlışlıkla “Anne” demesi, birden fazla ve farklı unvanlarda amirle çalışan memurların hitapları karıştırması, bir annenin bir çocuğuna diğer çocuğunun adıyla seslenmesi… daha çok iletişimde bulunan kişiler olmasından, bu geçişlerin karıştırılmasından, yorgun, uykusuz veya stresli olunmasından kaynaklanabilmektedir. Bazı kaynaklarda da bu sürçme ya da hatalar kategorilere ayrılmıştır. Baskı nedeniyle unutkanlık Bazı Freudyen sürçmeler, dilden ziyade hafızayla ilgilidir. Psikanalitik teoriye göre, utanç, korku veya acıya neden olan bir şey yaşadığınızda, zihniniz tepki olarak o olayın anılarını uzaklaştırabilir. Bunu anımsatan bir olay da bu sebeple unutulabilmektedir. Size zarar veren birinin adına sahip ya da onu anımsatan bir başka kişinin adını bu nedenle hatırlamakta zorlanabilirsiniz. Bu zihinsel kaçınmanın bir sonucudur. Arzuya bağlı unutkanlık Diğer bir tür bellek kayması da; bir şey yaptığınızda veya yapmak istemediğinizde ortaya çıkabilmektedir. Pek de hoş olmayan yapılacaklar listesinin sürekli kaybedilmesi, konulduğu yerin hatırlanmaması örneklerden biridir. Yapılacakları geciktirmenin bir yolu da kaybedildi bahanesi! olabilir. Aslında çekici bulduğunuz ve daha fazla zaman geçirmek istediğiniz biriyle yeniden irtibat kurmanıza vesile olacak herhangi bir şey, farkında olmasanız da o kişiyle zaman geçirme arzunuzun bir sonucu olabilir. Bu yönüyle de bakınca Freud’un her şeyi arzu temelli düşünmesini yadırgamamak gerekmektedir. Unutkanlıklarımız, hatırlamadıklarımız… arzularımızın yolunda eğilmiş birer köle misali onlara hizmet ederken belki de yapılacak en iyi şey; şöyle bir durup geçmişi gözden geçirmektir. Sözlü çarpıtmalar Kötü bir deneyimi hatırlatan isimler, bazen de unutarak değil başka isimlerle gelir akla. Zihniniz o kelime yerine sürekli başka tanımlamalar koyar. Bunların hiçbiri doğru olan değildir. Bu kasıtlı gerçekleşmez. Beyin bilinçli ve bilinçsiz düşünceler arasında bir uzlaşma sağlamaya çalışır. Cinsel olmaları mı gerekir? Freudyen sürçmelerin, çoğunlukla sözlü çarpıtmaların, genellikle cinsel özelliğe sahip olduğu varsayılır. Bu da muhtemelen Freud'un psikoseksüel gelişim üzerine yaptığı çalışmalardan ve temele koyduğu nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu sürçmeler gerçekten de bunu yaşayan kişiye dair bilgiler veriyor mu? Vermiyor demek mümkün değil sadece her şekline bir gerekçe bulmak ve bunun için zihni kazımaya çalışmak tartışmaların odağı olmaktadır. Bu durumların, doğası gereği belirsiz zamanlarda meydana gelmesi, onları bir araştırma konusu yapmayı zorlaştırmaktadır. Özellikle de bilinçsiz arzularla ilgili olduğu savı üzerinden gidersek bunun için bilinçaltı zihnin keşfedilmesi gerekmektedir. Bilinçsiz düşünceleri ve içsel çatışmaları ölçmek içinse sınırlı sayıda araç vardır. Var olan yöntemlerde kesinlik konusunda yeterli değildir. Kendi yaşayabilecekleri olası dil sürçmelerini düşününce, çoğu kişi; “ne ilgisi var sıradan hatalar bunlar” dese de partnerlerinin dil sürçmelerine karşı aynı pozitif tavrı sergileyemeyeceklerini ve bunu bir şekilde irdelemek isteyeceklerini tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Elbette ki aksini düşünenler, sadece kendi başlarına gelme ihtimalini düşünenler değil. Bu tür sürçmelerin daha başka açıklamaları olabileceğini savunan çok sayıda bilim insanı da bulunmaktadır. Alternatif açıklamalar nelerdir? Bu sürçmeler ya da hatalar en derin arzularımızın nihayetinde kendilerini ortaya koymasının bir sonucu olarak vuku bulmazsa, onlara ne sebep olur? Bundan sonrası biraz daha az ilgi çekici olsa da, makul açıklamalardır. Dikkatin başka yöne çekilmesi Tamamen alakasız bir şey hakkında konuşan birini dinlerken bir şeyler yazmayı denediyseniz, onun yerine bazı sözlerini not almış olabilirsiniz. Bir sohbet esnasında yazacağınız projeyle ilgili düşünüyorsanız, arkadaşlarınızın “Dinliyor musun?” sorusuna; “Evet kesinlikle yazıyorum” şeklinde cevap verebilirsiniz. Kaza Herhangi bir dil karmaşık olabilir. Yetişkinlikte binlerce kelimenin bilindiği düşünülürse zaman zaman bazılarını karıştırmanın oldukça normal olduğu da kabul edilebilir. Diğer sistemler gibi, konuşmadan sorumlu beyin ağları da zaman zaman hata yapabilmektedir. Bu tamamen normaldir. Burada; çevresel ve kültürel etkileri de göz ardı etmemek gerekir. Önerinin veya tekrarın gücü Belirli bir şeyi aklınızdan çıkarmayı denediniz mi? Sonucun onu daha çok hatırlamanız ve sık sık düşünmeniz olması en olası sonuçtur. Yani, bir şey hakkında düşünmemeye çalışma eylemi, onu düşünme olasılığınızı daha da artırabilmektedir. Endişelenmemeye çalış, yanlış anlama, öyle düşünme vb. her türlü öneri genellikle aksi sonuçlar ortaya çıkartmaktadır. Bu Beyaz ayı problemi (Ironic process theory) olarak tanımlanmaktadır. Tanımca; Bir beyaz ayıyı aklına getirmemeye çalışan birinin zihninde ayının belirmesidir.😊 Çoğu zaman kelimeler farkında olmadan zihnimizin süzgecinden geçerek dile gelmektedir. Dikkatsiz bir zamana denk gelinmesi, zihnin başka şeylerle meşgul olması, hızlı konuşma alışkanlığı, iş ve özel yaşantının birbirine karışması gibi durumlar da bu olaylara neden olabilmektedir. Ayrıca toplumsal baskı, öğrenilmiş kurallar ve ahlaki değerler zihin üzerinde yanlış yapma korkusu oluşturan etmenlerdir. Özellikle toplumsal açıdan hoş karşılanmayacağı düşünülen şeyleri zihnin derinlerine gömmeye çalışmak onların yüzeyde kalması ya da geri dönmesi ihtimalini artırmaktadır. Sürçmeler konusunda; özellikle medyatik kişilere ve siyasetçilere ait çok sayıda örneğe ulaşılabilir. Belki bunlara bakarak, sürçmelerin nelerden kaynaklandığına dair kendi yorumunuzu yapabilirsiniz.

test