Read Time:9 Minute, 7 Second
İsviçreli bir psikiyatrist olan Carl Gustav Jung Analitik Psikolojinin kurucusudur. Kariyerinin başlarında, Freud'un çalışmalarına büyük bir hayranlık duyar. 1907'de Viyana'da Freud ile tanıştıktan sonra, saatler süren aralıksız konuşma, beş yıllık sıkı bir dostluğun başlangıcı olur. Bu dostluk, Freud’un Jung’u veliahdı olarak göreceği noktaya kadar ilerler fakat beş yıl sonunda ilişkileri hızla bozulur. Freud, kendi teorilerinin bazı temel kavramlarıyla Jung’un çelişmesinden memnun olmaz. Örneğin Jung, Freud'un cinselliğe temel motive edici davranışsal güç olarak odaklanmasına ve Freud'un bilinçdışı kavramının çok sınırlı ve aşırı olumsuz olduğuna inanmasına katılmamıştır. Bu fikir ayrılıkları yol ayrılığını da beraberinde getirmiştir. Ayrılığın dönüm noktası da 1912'de; Jung’un kendisi ile Freud arasındaki, teorik farklılığın ana hatlarını çizdiği ve Analitik Psikolojinin temel ilkelerini oluşturduğu “Bilinçdışının Psikolojisi”ni yayınlamasıyla yaşanır. Jung, insan ruhunun üç bölümden oluştuğuna inanmaktadır; ego (bilinçli zihin), kişisel bilinçdışı ve kolektif bilinçdışı (Jung'un Arketiplerle ilgili fikirlerini içerir). Bu üç bölümü tanımlarken özellikle kollektif bilinçdışında Freud’dan ayrılır, burada türetilen imgeler ve temalar olarak tanımlanan Arketiplerle de psikoloji alanına yeni bir bakış açısı getirir. Bu bahsi geçen Arketipler son zamanlarda pek çok yerde konuşulmaya, masallarla, mitlerle anlatılmaya başlandı. Arketiplere geçmeden önce Jung’un teorilerine ana hatlarıyla bakmak faydalı olacaktır. Libido Teorisi Jung, cinselliğin rolü konusunda Freud ile aynı fikirde değildir. Libidonun sadece cinsel enerji olmadığına, bunun yerine genelleştirilmiş psişik enerji olduğuna inanmaktadır. Jung'a göre psişik enerjinin amacı, bireyi ruhsal, entelektüel ve yaratıcı olmak üzere bir dizi önemli yolla motive etmektir. Aynı zamanda bireyin zevk araması ve çatışmayı azaltması için de motivasyon kaynağıdır. Bilinçdışı Teorisi Freud (ve Erikson) gibi Jung da psişeyi bir dizi ayrı ama etkileşimli sistemden oluşan bir şey olarak görmektedir. Üç ana şey ego, kişisel bilinçdışı ve kolektif bilinçdışıdır. Jung'a göre ego, bir kişinin farkında olduğu düşünceleri, anıları ve duyguları içerdiği için bilinçli zihni temsil etmektedir. Ego, kimlik ve süreklilik duygularından büyük ölçüde sorumludur. Jung da bilinçdışının kişilikle ilgili önemini vurgular. Ancak bilinçdışının iki katmandan oluştuğunu öne sürer. Kişisel bilinçdışı olarak adlandırılan ilk katman, esasen Freud'un bilinçdışı versiyonuyla aynıdır. Kişisel bilinçdışı, geçici olarak unutulmuş bilgileri ve bastırılmış hatıraları içerir. Jung , kompleksler adıyla kişisel bilinçdışının önemli bir özelliğini belirtir. Jung, kompleksi; tek bir kavrama odaklanan düşünceler, duygular, tutumlar ve anılar topluluğu olarak tanımlar. Komplekse ne kadar çok öğe bağlanırsa, birey üzerindeki etkisinin de o kadar büyük olduğunu söyler. Bunlarla beraber; Jung kişisel bilinçdışının, Freud’un düşündüğünden daha çok yüzeye yakın olduğuna inanır ve bu nedenle Jungçu terapi bastırılmış çocukluk deneyimleriyle daha az ilgilenir. Kolektif Bilinçdışı Jung ve Freud arasındaki açık ara en önemli fark, Jung'un kolektif (ya da kişiötesi) bilinçdışı kavramıdır. Bu, kişilik teorisine yaptığı en özgün ve tartışmalı katkıdır. Kolektif bilinçdışı, diğer insanlarla paylaşılan zihinsel kalıpları veya hafıza izlerini taşıyan kişisel bilinçdışının evrensel bir versiyonudur. Jung'un arketipler olarak adlandırdığı bu atalara ait hatıralar; edebiyat, sanat ve rüyalar yoluyla ifade edildiği gibi çeşitli kültürlerde evrensel temalarla da temsil edilebilmektedir. Jung'a göre, insan zihni, evrimin bir sonucu olarak doğuştan gelen özelliklere sahiptir. Bu evrensel yatkınlıklar atalarımızdan kalma geçmişimizden kaynaklanmaktadır. Örneğin; karanlık, yılan, örümcek korkuları aktarılmış korkulardır. Bireysel eğilimlerden daha önemli olanınsa, kolektif bilinçaltının; kişiliğin ayrı alt sistemlerine dönüşen yönleri olduğunu vurgular. Ataların anılarını ve görüntülerini arketipler olarak adlandırır. ARKETİPLER Jung arketipleri, kolektif bilinçaltından türetilen imgeler ve temalar olarak tanımlanır. Arketiplerin kültürler arasında evrensel anlamları vardır ve rüyalarda, edebiyatta, sanatta veya dinde ortaya çıkabilmektedirler. Jung , farklı kültürlerden gelen sembollerin genellikle çok benzer olduğuna inanır, çünkü ona göre, bunlar; kolektif bilinçaltımızın bir parçası olan, tüm insan ırkı tarafından paylaşılan arketiplerden ortaya çıkmıştır. Jung için, ilkel geçmişimiz; mevcut davranışı yönlendiren ve etkileyen, insan ruhunun temeli haline gelir. Jung çok sayıda arketip tanımlamıştır, ancak dördüne özellikle dikkat çeker. Persona Kişi (veya maske), dünyaya gösterdiğimiz dış yüzdür. Gerçek benliğimizi gizler ve Jung bunu “uyum” arketipi olarak tanımlar. Kişinin gerçekte olduğundan (bir aktör gibi) farklı biri olarak başkalarına kendini sunduğu, halka açık yüzü veya rolüdür. İş yerinde, evde, arkadaş ortamında ayrı maskeler olabilir. Önemli olan maskelerin de bir tutarlılığının ve birbiriyle uyumlarının olmasıdır. Anima/Animus “Anima/animus” biyolojik cinsiyetimizin, yani erkeklerde bilinçdışı dişil, kadınlarda ise eril eğilimlerin aynadaki görüntüsüdür. Kadın ve erkek, yüzyıllarca birlikte yaşamanın bir sonucu olarak diğerinin tutum ve davranışlarını gösterir. Bir kadının ruhu eril yönler (animus arketipi) içerir ve bir erkeğin ruhu dişil yönler (anima arketipi) içerir. Erkeğin annesi animasının oluşmasında büyük rol oynar. Annenin karakteri, gölgeleri (altta tanımlanacak arketip) travmaları oğlunun animasının temel özelliklerini oluşturmaktadır. Anima erkeğin tüm dişil eğilimleri, sezgileri, kabullenici yapısı, sevgi kapasitesi, sezgileri ve doğa ile bağlantısıdır. Bir erkeğin aşık oluşu ve cinsel fantazileri de animanın etkisindedir. Kadının eril yanı olan animus ise kadının; farklı olasılıkları düşünmesini, varsayımlarda bulunmasını yani gerçeklikten uzak ihtimaller yaratmasını sağlar. Travmatik olaylarla ilişkilenerek kurulan varsayımlar olumsuz animusdan gelirken hayatı zorlaştırır ama ihtimalleri net, objektif sunan olumlu animus ise kadının hayatını kolaylaştıran yanı olur. Animusu belirleyen baba veya figürleridir. Animusla olan ilişkisini doğru şekilde anlamlandırmış bir kadının animusu, ona; netlik, iç görü, disiplin, cesaret ve bilgelik verir. Gölge Bu, kişiliğimizin hayvani yönüdür (Freud'daki id gibi). Hem yaratıcı hem de yıkıcı enerjilerimizin kaynağıdır. Evrim teorisiyle uyumlu olarak, hayatta kalma değeri olan yatkınlıkları yansıtıyor olabilir. Gölge; cinsellik ve yaşam içgüdülerinden oluşan bir arketiptir. Gölge bilinçaltının bir parçası olarak var olur ve bastırılmış fikirlerden, zayıflıklardan, arzulardan, içgüdülerden ve eksikliklerden meydana gelir. Aynı zamanda kültürel normlara ve beklentilere uyum sağlama çabasıdır. Hayatın olağan gidişi içinde bastırılmış duygular kendilerini göstermezken, uyum sağlama çabalarının direncinin kırıldığı anda bireylerin farklı davranış ve düşünceleriyle karşılaşmak olasıdır. Belki de bundandır, kişiler; ayrılırken, kavgada vb. hallerde tanınır sözü. Ben (Benlik/Kendi) Ben; deneyimlerde birlik duygusu sağlayan, psişenin organize eden yönüdür. Jung'a göre, her bireyin nihai amacı; kendini gerçekleştirmeye benzer bir benlik durumuna ulaşmaktır ve bu açıdan Jung (Erikson gibi) daha hümanist bir yönde ilerlemektedir. Ben tüm arketipleri ve anlamlarını harmanlar, psişik enerjinin uygun bir şekilde ifadesini sağlar, nerede, hangi duygularla, nasıl durulacağını belirler. Kişiliğin merkezidir. Jung bu dört ana tanım dışında temel insan motivasyonlarını temsil eden on iki evrensel arketip daha tanımlamıştır. Bu on iki arketipten birkaçının özelliklerine sahip olunabilir ancak yalnızca birisi hâkimdir. 1. Masum Temel arzusu, cennete gitmek ve amacı mutlu olmaktır. En büyük korkusu; kötü veya yanlış bir şey yaptığı için cezalandırılmaktır. Stratejileri: İşleri doğru yapmak Zayıf Yanları: Tüm saf masumiyetlerine rağmen sıkıcı olmak Yetenekleri: İnanç ve iyimserlik Şöyle de Bilinirler: Ütopik, gelenekçi, saf, mistik, aziz, romantik, hayalperest. 2. Sıradan Adam Tüm erkek ve kadınların eşit yaratıldığını düşünürler. Temel arzuları başkalarıyla bağlantı kurmak, amaçları da ait olmaktır. Dışlanmak ya da kalabalıkta sıyrılmaktan korkarlar. Stratejileri: Sıradan katı erdemler geliştirmek ve gerçekçi olmak Zayıf Yanları: Yüzeysel ilişkiler uğruna ya da uyum sağlama çabası içinde kişinin kendi benliğini kaybetmesi Yetenekleri: Gerçekçilik, empati ve rol yapmamak Şöyle de Bilinirler: İyi yaşlı çocuk, normal erkek/kız, komşu, gerçekçi, katı çalışan, katı vatandaş, iyi komşu, sessiz çoğunluk. 3. Kahraman Bir iradenin olduğu yerde, bir yol da vardır derler. Değerlerini cesur eylemlerle kanıtlarlar. Dünyayı iyileştirecek güçte olduklarına düşünüp bunu hedeflerler. Zayıflıktan, kırılganlıktan korkarlar. Stratejileri: Mümkün olduğunca güçlü ve yetkin olmak Zayıf Yanları: Kibir, her zaman savaşmak için başka bir savaşa ihtiyaç duymak Yetenekleri: Yeterlilik ve cesaret Şöyle de Bilinirler: Savaşçı, kurtarıcı, süper kahraman, asker, ejderha avcısı, kazanan ve takım oyuncusu. 4. Bakıcı Yakınlarını kendileri gibi seven insanlardır. Başkalarını korumak ve onlarla ilgilenmek temel arzuları amaçları da başkalarına yardım etmektir. Bunca özveri sonucunda da en büyük korkuları nankörlük ve bencillikle karşılaşmaktır. Stratejileri: Başkaları için bir şeyler yapmak Zayıf Yanları: Sömürülmek Yetenekleri: Şefkat, cömertlik Şöyle de Bilinirler: Ebeveyn, yardımsever, babacan 5. Gezgin/Kaşif Sloganları “Beni çitle çevirme” olan bu grubun temel arzusu dünyayı keşfederek kim olduklarını bulmaktır. Daha iyi, daha özgün, daha tatmin edici bir hayat yaşamayı amaçlarlar. En büyük korkuları tuzağa düşmek, boşluk yaşamaktır. Sürekli bir arayış içindedirler. Stratejileri: Yolculuk, yeni şeyler arama ve deneyimleme, can sıkıntısından kaçış Zayıf Yanları: Amaçsız gezinme, uyumsuz olma Yetenekleri: Özerklik, hırs, ruhuna sadık olmak Şöyle de bilinirler: Arayıcı, gezgin, bireyci 6. Asi Kural mı? Kural varsa çiğnenmek için koyulmuştur. İntikam ve devrim arzusuyla çalışmayan şeyi, işlemeyen düzeni devirmeyi amaçlarlar. Güçsüz ve etkisiz olmaktan korkarlar. Stratejileri: Bozma ve yok etme Zayıf Yanları: Karanlık tarafa geçmek, suç işlemek, aşırılık Yetenekleri: Radikal özgürlük ve mücadele ruhu Şöyle de Bilinirler: Devrimci, vahşi adam, uyumsuz veya ikonoklast. 7. Aşık Sen teksin! Onların sloganıdır. Samimiyet ve deneyim arzusuyla; sevdikleri insanlarla, iş ve çevre ile ilişki içinde olmayı amaçlarlar. Yalnız olmaktan, istenmemekten ve sevilmemekten korkarlar. Stratejileri: Giderek daha fazla fiziksel ve duygusal çekiciliğe sahip olmak Zayıf Yanları: Kendi kimliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakan başkalarını memnun etme arzusu Yetenekleri: Tutku, şükran, takdir ve bağlılık Şöyle de bilinirler: Partner, arkadaş, samimi, hevesli, şehvet düşkünü, eş, takım kurucu. 8. Yaratıcı/Sanatçı Hayal edebiliyorsan, yapılabilirsin diyen birileri varsa işte onlar yaratıcı olanlardır. Kalıcı değeri olan şeyler ile kültür yaratmak ve bir vizyonu gerçekleştirmek varlık amaçlarıdır. Vasat bir vizyon, sıradanlık ve bir şey üretememekten korkarlar. Stratejileri: Sanatsal kontrol ve beceri geliştirmek Zayıf Yanları: Mükemmeliyetçilik, kötü çözümler Yetenekleri: Yaratıcılık ve hayal gücü Şöyle de Bilinirler: Sanatçı, mucit, yenilikçi, müzisyen, yazar veya hayalperest. 9. Soytarı Hayatın sadece bir kez yaşanabildiğini düşünürler bu nedenle de anları tam bir keyifle yaşamak gerektiğine inanırlar. İyi vakit geçirmeyi, dünyayı aydınlatmayı hedeflerler. En büyük korkuları; sıkılmak veya başkalarını sıkmaktır. Stratejileri: Oynamak, şaka yapmak, komik olmak Zayıf Yanları: Anlamsızlık ve zaman kaybı Yetenekleri: Neşe Şöyle de Bilinirler: Aptal, düzenbaz, şakacı, hazır cevap veya komedyen. 10. Bilge Bilgeler insanı özgür kılacak şeyin gerçek ve bilgi olduğuna inanırlar. Bu nedenle de bilgiyle gerçeği bulmayı arzularlar. Dünyayı anlamak için zekâlarını ve analiz güçlerini kullanırlar. Bilgiyle aldatılmaktan, yanlış yönlendirilmekten ve cehaletten korkarlar. Stratejileri: Bilgi ve bilgi aramak; kendini yansıtma ve düşünce süreçlerini anlamak Zayıf Yanları: Ayrıntıları sonsuza kadar inceleyip asla harekete geçememek Yetenekleri: Bilgelik, zekâ Şöyle de Bilinirler: Uzman, bilgin, dedektif, danışman, düşünür, filozof, akademisyen, araştırmacı, düşünür, planlayıcı, profesyonel, akıl hocası, öğretmen, dalgın 11. Büyücü/Sihirbaz Onlar işleri ben hallederim diyerek ortaya çıkanlardır. Evrenin temel yasalarını anlamayı arzular ve hayallerini gerçekleştirmeyi hedeflerler. İstenmeyen, olumsuz sonuçlara sebep olmaktan korkarlar. Stratejileri: Bir vizyon geliştirmek ve ona göre yaşamak Zayıf Yanları: Manipülatif olmak Yetenekleri: Kazan-kazan çözümleri bulma Şöyle de Bilinirler: Vizyon sahibi, katalizör, mucit, karizmatik lider, şaman, şifacı, tıp adamı. 12. Hükümdar Güç her şey değil tek şeydir! Hükümdar arketip için. Temel arzu istedikleri her şeyi kontrol etmektir. Başarılı bir aile veya topluluk ortaya çıkarmayı hedeflerler. Kaostan ve devrilmekten korkarlar yani koltuk sevdası başa beladır. Stratejileri: Güç egzersizi Zayıf Yanları: Aşırı otoriter olmak, bir başkasına yetki verememek Yetenekleri: Sorumluluk alma, liderlik ruhu Şöyle de Bilinirler: Patron, lider, aristokrat, kral, kraliçe, politikacı, rol modeli, yönetici Bazı kaynaklarda 2.maddede yer alan Sıradan İnsan arketipi yerine Yetim Arketipi geçer ki bu özellikte çokça insan görmeniz mümkündür. Yetimler açık yaralarla dolaşırlar. Her daim hayal kırıklığı ve umutsuzluk içindedirler. Sanki dünyadaki tüm kötülükler onlar için var olmuş ve onların başına gelmiştir. Onlarla bir probleminizi ya da herhangi bir şeyi konuşmak istediğinizde konuşmanın onların dertleriyle sürdüğünü fark etmeniz çok zaman almaz. Üstelik onların dertleriyle ilgilenmezseniz daha da dertlenmelerine sebep olursunuz. Bu ayrıca iyi de bir manipülasyon tekniğidir. Son söz olarak: Maskelerinizi, içinizdeki karşı cinse ait özelliklerinizi, bastırdığınız gölgede kalan yanlarınızı ve tüm bunları bütünleyen kendiliğinizi şöyle bir gözden geçirip bir keşfe çıkmak, on iki arketip içinde hangilerinin özelliklerini taşıdığınızı düşünmek kendinizi tanıma ve kiminle uyum içerisinde olabilirsiniz noktasında yol gösterici olabilir.
