0 0
Read Time:6 Minute, 50 Second

Yaratıcılığımızı besleyen ya da onun ürünü olan hayallerimiz… Hayal demişken aklına pamuk şeker gelen var mıdır acaba? Pamuk şekerin pembemsi ipil ipil, yapışkan, tatlı, incecik ve hafif duruşuna rağmen bu varla yok arası halinden insana geçmeyen, geçemeyen bir şeyler var sanki. Yeterince tatlı mı?  Değil. Yeterince güçlü mü? Değil. Duruşuna aldanıp yenilmek istendiğinde hüsrana uğratan, amacına ulaştırmayan bir şey! En güzel yanı toz pembe hayallere benzemesi, yani; var ve gerçek ama aslında yok gibi. Gün içinde bazen böyle toz pembe hayallere dalanlar da azımsanmayacak kadar çok olsa gerek. Gözünüzde bir karakter yaratın, örneğin bir çiftçi, biraz bezeyin, ayaklarına çizme, üzerine bir tulum giydirin ve kafasına güzel bir şapka takın, şapkayı şöylee öne doğru anlından burnuna biraz düşürün, elinde de bir çubuk parçası, işi gücü bırakmış saman balyaları üzerinde uzanmış, bir eli boynunun altında yastık görevi görüyor, diğer elinde çubuk, çubuğu dişlerinin arasında eziyor işte bir film karakteri olsaydı gündüz düşlerine dalan kişiyi böyle canlandırabilirdik. Biraz daha gerçek hayattan bir örnek verelim; masa başında, işten bunalmış, bilgisayar ekranı önünde elini yanağına yaslamış biraz da yayılmış ve ekrandakilerden çok başka şeylerle anını güzelleştirmeye çalışan biri. Gündüz düşlerini hiç sıkıntılarınızdan kurtulmak, yapmak istemediğiniz şeylerden kaçmak gibi amaçlarla kullandınız mı?

Hayaller, toz pembe düşler, pamuk şeker… kulağa sevimli, zararsız geliyor. Hatta hissetmeye kalksanız “hafiflik” bunun doğru benzetmesi olabilir. Oysaki gerçekler pek de böyle değil. Pamuk şekeri biraz daha yoğun, daha ağır, hani şu yukarıda bahsettiğimiz tatmin etmeyen yönlerini güçlendirecek hale getirin. Bu haliyle pamuk şeker artık pamuk şeker değil maalesef. Hayaller de böyle, farklı forma ve ne için üretildiklerine bağlı olarak zarar verici hale dönüşebilmektedirler. DSM-5’te henüz bir hastalık olarak tanımlanmasa da konumuz olan uyumsuz gündüz düşleri hayatı ve hayata uyum becerilerini olumsuz etkileyen hayal kurma formudur.

Aslında bu uyumsuzluğun üst başlığı olan uyumsuz davranışlar konusundan başlamak daha yerinde olacaktır.

Nedir Bu Uyumsuz Davranışlar?

Uyumsuz davranışlar yani İngilizce anlamıyla maladaptive behavior; stres oluşturan zor durumlarla baş etmeye çalışmanın etkisiz ve sağlıksız yollarıdır. Nasıl yani? insan zorluklarla başa çıkmak için daha da zarar verici davranışlar sergileyebilir mi? Evet! Kısa vadede içinde bulunulan zorluktan uzaklaşma hissi oluştursalar da ne yazık ki sonucunda sosyal etkileşimi, başarıyı, toplumsal yapı içerisindeki sağlıklı olan işlevi bozarlar.

Tamamen bireysel nitelik taşıyan bu davranışlarda amaç ruh halini iyileştirmek gibi örnek verilebilecek belirli bir hedefe ulaşmaktır. Zamanla da alışkanlık halini alırlar özellikle de başlarda hedefe ulaşılıp iyilik hali oluştuysa artık bu davranış yapılmadan iyi hissedilemeyeceği düşüncesi oluşur.

Uyumsuz olarak nitelendirilen bu davranışlar değişen oranda endişe vericidir.  Bazıları zararsız görünürler bazıları da sağlıksız ve yıkıcı olabilirler. Çok sayıda nedene bağlı olarak oluşabilmektedirler. Bunlara örnek vermek gerekirse zaten tüm olumsuz durumların nedeni olmaya aday; kaygı, çocukluk deneyimleri ve travmalar denilebilir.

Maddelerle biraz daha örnek verirsek ki bu örnekler neden olduğu gibi sonuca da dönüşebilmektedirler.

  • Yakın ilişkileri sürdürmede yaşanan zorluklar
  • Dikkat eksikliği ve bilişsel zorlanmalar
  • Sosyal becerileri gerekli kılan okul, iş gibi ortamlarda uyum zorluğu yaşamak
  • Empati ve şefkat eksikliği
  • Zayıf iletişim becerileri gibi maddeler sıralanabilir.

Bunların oluşumu elbette kişilerin özelliklerine göre değişmektedir. Kronik stresle ve travmalarla geçen çocukluk, ergenlik döneminde ciddi duygusal düzensizlik yaşanması ve bunların dışında da yetişkinlik evresinde zorluklardan kaçınmak ve stresle baş edebilme ihtiyacı gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Peki bunlar nasıl davranışlara dönüşür de uyumsuz olarak nitelendirilirler?

  • Fazla çalışma
  • Aşırı ya da yetersiz ve sağlıksız beslenme
  • Kendine zarar verici eylemlerde bulunma
  • Madde kullanımı
  • Sosyal kaçınma
  • Doğal olan öfkenin uyumsuzlaşarak saldırganlığa dönüşmesi
  • Yazımızın da konusu olan uyumsuz düşler vb. maddelerle sınırsız çoğaltılabilir.

Uyumsuz davranışlar altında sıralanan bu maddelerin hepsi ayrı bir yazı konusu olsa da bu yazıda, hayallerle ilgili olan ve maladaptive daydreams olarak bilinen, uyumsuz gündüz düşleri şeklinde de Türkçeleştirilen konu üzerinde duracağız. Belki de uslanmaz romantiklere bakışınız bu yazıyla değişecektir sonuçta birinin hayallerinde zorluklardan kaçışın bir parçası olmak tam olarak istediğiniz şey olmayabilir. 😊

Nedir Bu Uyumsuz Hayal Kurma?

Uyumsuz hayal kurma; kişinin hayatını olumsuz etkileyecek oranda şiddetli fantezileri içeren ve aşırı zihin karışıklığını tanımlayan durumdur. Yani arada gerçekleşen ve doğal olarak kabul edilen zihin faaliyetlerinden ötedir, fanteziler yoğun ve canlıdır hatta bazen o kadar karmaşık ve ilgi çekici hale gelirler ki kişi saatlerini bu şekilde geçirebilir. Bu hayalciler, hayallerinde; kurgusal karakterleri ya da kendilerinin idealleştirilmiş versiyonlarını yaratırlar. Sonuçta da kendi kurguladıkları ideal hayallere kapılıp kalırlar bu da kişinin günlük aktivitelerini olumsuz etkileyebilir, verimini düşürebilir özetle günlük olağan hayat akışını sıkıntıya sokar.  En önemli nokta da tamamen buna yönelik tedavinin olmamasıdır tabi bunda henüz hastalık sınıfında olmamasının etkisi de olabilir. Tedavisi yok demek baş etme stratejisi de yok demek değildir. Bilişsel davranışçı terapi, meditasyon ve mindfulness teknikleri kullanılabilmektedir. Ya da şu açıdan bakılacak olursa; uyumsuz hayal kurma başka bir hastalığın ortaya çıkardığı bir sonuçsa o zaman belki diğer hastalığın tedavisi uyumsuz gündüz düşlerinin tedavisi için de işe yarayabilir

Şunu da belirtmek gerekir ki hastalık sınıfında tanımlanmasa da çalışmalar; uyumsuz hayal kurmada, kimlik, hafıza, davranış, algı ve benlik duygusuyla ilgili sorunları içeren dissosiyatif ve tekrarlayan, istenmeyen, düşüncelere veya duyumlara sahip olunan obsesif-kompulsif faktörlerin rol oynadığını ileri sürmektedir. Obsesif kompulsif bozuklukta (okb) kişilerin rahatsızlık veren düşünceleri tekrarlayan veya rutin hareketlerle bastırmaya çalışması, uyumsuz gündüz düşlerinde; hayallerin bir kaçış olması yönüyle çokça benzeşmektedir.

Uyumsuz Bir Hayalci Olduğumu Nereden Anlarım?

Ben de hayal kurmayı severim yoksa ben de mi bu sorunu yaşıyorum diye düşünüyorsanız şu belirtilere bakmak yerinde olacaktır.

Bu belirtiler;

  • Gün içerisinde birkaç saat, bazen zorlayıcı ve yoğun bir şekilde fanteziye dalma
  • Bu fantezilerin, kişiler ve olaylar olarak çok detaylı kurgulanması
  • Mimik kullanımı, sözlü ifadeler vb. davranışlarla fantezilere günlük hayattan tepkiler verme
  • Odaklanmada ve konsantre olmada zorlanma
  • Kesintiye uğraması durumunda hayal kurmaya devam etme dürtüsü ve hayal kurmayı durduramama
  • Uyku problemleri yaşama
  • İnsanlarla etkileşimde farklılıklar oluşması
  • Ya da belki de tam buradan yakalanacağınız; ek uyarılma ihtiyacıyla karakterize edilebilecek, yoğun bir şekilde film izleme, kitap okuma, oyun oynama maddeleriyle sıralanabilir.

Her insanın zihninde zaman zaman farkında olduğu bir yoğunluk ya da susturulma ihtiyacı duyulan bir ses vardır. Bunu bilinç düzeyinde fark etmeyenler de olabilir ama bazı davranışların sebebi bu iç sesi bastırmak, kaygıların yoğunluğunu azaltmaktır. “Buna neler sebep olur” bu noktada akla gelecek ilk sorulardan biridir. İnsanın travmatik bir varlık olduğu ve net olarak doğru yetiştirilme diye bir şey olmadığı düşünüldüğünde bazı bireyler hayatın basamaklarını daha zorlu çıkar bazıları da biraz farkında biraz farkında olmadan, iyi-kötü çok da sorgulamadan yaşar. Peki ne olur da bazıları bu iç sesi hayallerle bastırır?

Bu konuda yapılan çalışmalar henüz net olarak şu durumlar uyumsuz hayal kurma davranışının sebebidir demese de önceki travmalarla ya da sosyal kaygıyla başa çıkma mekanizması olduğunu ileri sürmektedir.

  • Örneğin; istismarcı bir ortamdan kaçmanın yolu hayallerde aranabilir.
  • Zaten uyumsuz hayal kurma sorunu yaşayanlar için; kulaklıkla müzik dinlemek, bazı konuşmaları duymak ya da film izlemek tetikleyici olabilir.
  • Bir süreliğine dileklerin gerçekleştiği bir dünyada kendi kontrolünde olan hayatı yaşayabilmek özellikle zor zamanlarda ve ortamlarda rahatlamış hissettirebilir
  • Birey yaptığı davranışları alışkanlığa dönüştürmeye eğilimli olabilir
  • Eğlenme ihtiyacı duyulabilir gibi olasılıklar sıralanabilir.

Uyumsuz Hayal Kurma Nasıl Durdurulabilir?

Hala hakkında çok şey bilinmeyen ve tam olarak anlaşılamayan bir durum olduğu için standart tedavi şekli olmadığını belirtmiştik. Peki o zaman hayattan koparak yaşamı bir hayal içinde sürdürmeye devam mı edilecek? Elbette değil!

  • Yapılan vaka çalışmalarında, OKB tedavisinde kullanılan bazı ilaçların, uyumsuz hayal kurma semptomlarını da azalttığı görülmüştür.
  • Uzman kişilerle yapılacak terapi; hayal kurmaya yönelten tetikleyicilerin neler olduğunun anlaşılması noktasında yardımcı olabilir.
  • Uyumsuz hayallerin daha az ödüllendirici olması ve hayal kurmaya karşı gösterilen direnç karşısında kişinin kendini överek ödüllendirmesi sağlanabilir bu da bundan alınan hazzı azaltarak hayallerin durmasına ya da azalmasına katkı sağlayabilir.
  • Farkındalığın oluşması da bu aşamada katkı sağlayıcı diğer bir durumdur.
  • Odaklanma ve dikkat artırmaya yönelik meditasyon çalışmaları yapılması, günlük hayattan koparak hayallere dalmayı engelleyebilir.
  • Düzenli ve sağlıklı bir uyku programı oluşturmak, sabahları güneşten maksimum oranda faydalanmak, günlük alınan kafeini ve diğer uyarıcıları azaltmak gibi aslında genel yaşam kalitesini de artıran şeylerin olumlu etkileri gözlenebilir.

İnsan bedeni mucizelerle dolu olduğu gibi bilinmezlerle ve zorluklarla da dolu, zihnin gücünün sınırlarını bilemesek de insan her şekilde kendini iyi hissetmek, kaygılarından, korkularından uzaklaşmak, yaşamak istediği dünyanın hâkimi olmak ve aslında kontrolü elinde tutmak için alternatif yollar geliştirmede usta bir canlı. Kendimiz için her yaptığımız her zaman iyi sonuçlarla gelmiyor, bazen istenmeyen yerlere varabiliyor. Bu da hazza bağımlı olmanın sonuçlarından biri olsa gerek. İlk başta iyi hissettiren bir şeyin peşinden koşup ona alışkanlık kazanmak da bu iyiliğin çıkmazı.

Sağlıklı hayallerle olağan yaşam biçiminizi korumanız ve korkularınızla baş etmenin sağlıklı yollarını bulmanız dileğiyle diğer yazılarda buluşmak üzere…

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
Previous post Bedensiz Uyku

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

3 thoughts on “Uyumsuz Gündüz Düşleri

  1. Yazıyı okurken bu durum şizofreniye kadar gider mi acaba diye düşündüm açıkçası. Bir de insan bir şekilde bir şeyleri kontrol etmekte yetkin ama edemediğinde de ekstra stres ve travma yaratıyor, kendimden biliyorum. Bu yüzden psikolojik yardım almışlığım var.
    Güzel yazıydı, eline sağlık 👋

    1. Aldığın yardımın faydasını görmüşsündür umarım Barış ve söylediklerin çok doğru. Yorumun ve beğenin için de ayrıca teşekkür ederim 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir