Read Time:4 Minute, 25 Second
Jung, en anlaşılır tabiriyle bilinçaltımızın geçmişinin, atalarımıza dayandığını ve kalıtım yoluyla aktarıldığını söyler. Bu söylemi destekler nitelikte, yaşama ya da başka birinde karşılaşma potansiyelimiz olan çoğu şey, ilkel toplumlardan bu yana gündemde olmuştur. Bazen farklı yorumlamalar ve açıklamalar getirilse de, bu konuların özü aynıdır. Bugün birçok olaya ait mitolojik bir hikâye bulmamız da bundan kaynaklanır. Doğal olarak Antik Yunanda, en basit tabiriyle, kendini çok beğenen bir karakter ve ona benzer insanlara ait gönderme niteliğinde bir mit olmasına da şaşırmamak gerekir. Psikolojik açıdan narsizme geçmeden önce bir musibet bin nasihatten iyidir diyerek hikâyesine şöylece göz gezdirmek narsistlerin başına gelebilecekler konusunda bir ön bilgi verebilir:) Hikâyenin başkahramanı Narcissus, görünüşüyle herkesi kendine hayran bırakan hatta ve hatta bütün kızları kendine âşık eden yakışıklı bir gençtir. Fakat Narcissus kimseleri beğenmez, kimsenin aşkına ve ilgisine karşılık vermez. Karşılık alamayanların arasında Echo da vardır. Echo, kıskanç Hera’nın gazabına uğramış olmasıyla diğer kızlardan farklıdır. Zeus’un kendisini Echo ile aldattığından şüphelenen Hera, Echo’yu; insanların son söylediklerini tekrarlamanın dışında konuşmamakla cezalandırır. Buradan eko kelimesinin kökeni de anlaşıldı galiba. (Şu an, Narcissus kendisini anlatan bir hikâyede başkasına rol kaptırdığı için sinirlenmiş olabilir) Echo bir gün ormanda dolaşan Narcissus’a rastlar ve ağaçların arkasına saklanır. Narcissus birinin varlığından şüphe ederek “Kim var orada” der fakat aldığı karşılık “orada, orada” olur. Narcissus, Echo’yu yanına çağırır ama Echo da aynı şeyleri tekrar eder ve Narcissus, Echo’nun kendisine emir verdiğini sanarak, o meşhur beğenmişliğiyle “Sana beni yönetme gücünü vermektense ölmeyi tercih ederim” der ve çeker gider. Echo ne mi yapar? Çok üzülür, ah etme benzeri bir şekilde, Narcissus’un cezalandırılması için Tanrılara dua eder. Kendi de kayalıkların arasında tek başına ölümü bekler. Tanrılar da, Narcissus’u su içmek için eğildiği nehirde kendi yansımasına âşık olmakla cezalandırır. Yansımasına ulaşamayan ve ondan ayrılamayan Narcissus, o şekilde kendi kendine bakarak günden güne erir ve sonunda da ölür. Bedeni de bir çiçeğe dönüşür. Narcissus artık bir nergistir. Narsistler her dönemde her yerde var olmuşlardır. Çevrenizde ya da hayatınızda da varlıklarını sürdürüyor ve yaşamınızı zorlaştırıyor olabilirler. Siz de buna kibir ya da kendini beğenmişlik deyip masumlaştırıyorsunuzdur belki. Peki nedir Narsizm ve nasıl anlaşılır narsist bir insan? Genellikle erken yetişkinlikte ortaya çıkan Narsistik kişilik bozukluğu (Narcissistic Personality Disorder-NPD): Özetle, insanların kendi önemlerini abartılı bir şekilde hissettikleri, aşırı dikkat ve hayran olunma ihtiyacı duydukları, sorunlu ilişkiler yaşadıkları ve başkaları için empati eksikliği olan zihinsel bir durumdur. Narsist kişiler çoğunlukla; - Kibirli - Ben merkezli - Talepkâr insanlar olarak tanımlanırlar. Diğer insanlara kıyasla üstün veya özel olduklarına inanırlar. Başkalarının yetenek ve becerilerini küçümserken kendilerininkini abartırlar. Genellikle güç, başarı ve güzellikle meşgul olurlar. Bu kişiler, hak etmiş olduklarına inandıkları, ki bu bazen başarı sayılmayacak konular olabilir, iltifatları alamadıklarında, mutsuz olur ve hayal kırıklığına uğrarlar. Bu nedenle ilişkilerini tatmin edici bulmayabilirler. Yani hem flört ilişkilerinde hem de iş ve arkadaşlık ilişkilerinde ihtiyaç duydukları şeyi alamama ihtimalleri oldukça yüksektir. Hal böyleyken ilişkiler, iş, okul veya mali uğraşlar gibi konularda sorun yaşarlar. Birçok kişi için cazip gelen hatta ondaki özgüven bende olsa neler yapardım söylemlerine kadar gidebilen yüksek özgüvene sahip görünürler. Oysa işin aslı hiç de böyle değildir. Bu özgüvenin arkasında en ufak eleştiriye dahi savunmasız ve kırılgan bir benlik saygısı vardır. Yani sağlıklı özgüven ve narsistik özgüven birbirinden farklı şeylerdir. Sağlıklı benlik saygısına sahip insanlar genellikle alçakgönüllüyken, narsist insanlar neredeyse hiç değildirler. Bunca mutsuzluk, hayal kırıklığı ve soruna rağmen imajlarına ters düştüğü için bir sorunları olduğunu kabul etmez ve mutsuzluklarına çözüm bulma konusunda da sınıfta kalırlar. Bu da durumu daha da zorlaştırır. Buraya kadar olan açıklamalardan sonra; şu şöyle davranıyor, bu da böyle yaptı gibi düşüncelere sahip olabilir ve çevrenizdeki çoğu kişiye narsist damgasını vurabilirsiniz. Daha sağlıklı bir değerlendirme için narsistik kişilik bozukluğu sinyalleri nelerdir madde madde bakmakta fayda var. Bu semptomlar ve semptomların şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebilir, bunu da unutmamak gerekir. - İnsanların kaçmasına neden olacak kadar kendilerini beğenirler. - Şişirilmiş bir öz öneme ve yetki duygusuna sahiptirler. - Herkesten çok şeyi hak ettiklerine inanırlar. - Sürekli hayranlık ve övgüye ihtiyaç duyarlar. - Algılanan üstünlük nedeniyle özel muamele beklerler ve kendi üstünlüklerine eş insanlarla ilişki kurarlar. - Abartılı şekilde başarılı ve yetenekli olduklarına inanırlar. - Başkalarının başarılarını veya yeteneklerini görmezden gelir ya da küçümserler. - Eleştirilere olumsuz tepki verirler. - Güç, başarı ve güzellikle ilgili fantezilerle meşgul olurlar. - Kendilerine karşı sorgusuz sualsiz uyum sağlanmasını beklerler. - Konuşmaları tekellerine alır, diğer insanları ve bildiklerini küçümser şekilde davranırlar. - Kendi başarıları için başkalarından yararlanır ve buna layık olduklarına inanırlar. - Diğer insanların ihtiyaçlarını ve duygularını tanımada yetersizlik veya isteksizliğe sahiptirler. - Başkalarını kıskanır lakin bunu kabul etmezler bir de herkesin kendilerini kıskandığını düşünürler. - Her şeyin en iyisine sahip olmak isterler. En iyi eş, en iyi iş, en iyi ofis onların olmalıdır. - Kibirli bir şekilde davranırlar. Peki bunlar olmadığında neler olur? - İlişkilerinden tatmin olmazlar. - İşler istedikleri gibi gitmediğinde mutsuz, sabırsız ve öfkelidirler. - Kolayca hafife alınmış hissederler. - Kendilerini üstün göstermek için öfke veya küçümseme ile tepki verirler. - Duygu ve davranışlarını düzenlemekte zorluk çekerler. - Stresle başa çıkamaz ve değişime uyum sağlama konusunda büyük sorunlar yaşarlar. - Mükemmellikten uzak kaldıkları için depresif ve karamsar hissederler. - Güvensizlik, utanç, kırılganlık ve aşağılanma gibi gizli duygulara sahip olurlar. - Hatta bir gaslighter olabilirler. (Gaslighting nedir? Yazıma da buradan ulaşabilirsiniz) Ne kadar da çok belirtisi ve sonucu varmış değil mi? Buna rağmen narsist kişiler çoğunlukla bu semptomlarla değil, depresyon belirtileri, uyuşturucu veya alkol kullanımı ya da başka bir akıl sağlığı sorunu olması gibi nedenlerle doktora başvururlar. Teşhisi de bir saldırı ve hakaret gibi algılayıp tedaviyi kabul etmeyebilirler.

[…] girer. Çoğunlukla narsist kişilerin uyguladığı bir şiddet ve manipülasyon tekniğidir. Buradan da Narsist kişiler ve Narsizm konusuna ait yazıma ulaşabilirsiniz. Uygulayanlar arasında […]
Sevgili Admin yine güzel bir yazıyla gelmişsin. Biraz beklettin bizi ama olsun:) etrafımızdaki ve hayatımızdaki narsistlere dai daha detaylı bilgiler edinmiş olduk. Emeğine sağlık
Teşekkür ederim değerli yorumun için. Gönül ister ki uğraşım her daim yazmak olsun:) ama maalesef…
Sevgiler
Merhaba. Sanki hayatımızdaki narsistlerin sayısı günden güne çoğalıyor mu ne? Yazıyı okuyunca böyle bir hisse kapıldım. Emeğine sağlık
Merhaba. Değerli yorumun için gönülden teşekkür ederim.
Eric fromm tüm hastalıkların ve sevgisizliğin nedeninin narsizm olduğunu söyler. Yani her dönem vardı da bizler daha iyi fark etmeye başlamış olabiliriz.
Sevgiler
[…] love bombing yapabilecek yeteneğe sahiptir. Fakat bunun da yine gaslighting de olduğu gibi narsistik kişilik bozukluğunun bir sonucu olarak ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir. Çoğunlukla […]