Read Time:3 Minute, 42 Second
Hayvanlarla yapılan deneyler ve bu deneylere yükselen sesler dönem dönem gündemi meşgul eder ve sonra hayat da deneyler de kaldığı yerden devam eder!!! Sonuçta pragmatist insanoğlu, işin ucunda kendine fayda sağlayacak bir bilgi varsa kendinden daha önemsiz gördüğü her şeyi harcayabilir. İnsanlık ve insanın geleceği için bu önemlidir!!! Peki, hiç düşündünüz mü; çocukluk deneyimlerinin, yetişkinliğin temelini oluşturduğu düşünülürken, haliyle de konusu insan, insan zihni, insan gelişimi olan alanlarda deneyler nasıl yapılıyor. Tüm insanlık için birkaç çocuk feda etmeyi göze almak çok da zor olmamıştır galiba!!! Tarih; çocuklarla yapılan ve gerçekten rahatsız edici hatta tüyler ürpertici bazı deneylere sahne olmuştur. Bunlar bazen bilim adamlarının bazen de otoritelerin süreci ve sonucu görebilmek için yaptığı çalışmalardır. Aslında sistemler, her daim insanı; adı konmamış deneylerin denekleri olarak kullanmıştır. Eğitim, politika, ekonomi vb. her alanda yapılan uygulamalar, getirilen düzenlemeler; bazen köklü bazen kısa süreli değişikliklere neden olmakta, bazen istenen davranış kalıplarının gelişimini ya da toplum düzenin oluşumunu sağlamaktadır. Kısaca; bir toplum ve düzen içerisinde yaşamak bir denek olmak demektir. Bunlar çoğu zaman fark etmediğimiz bir şekilde akışına kapıldığımız süreçlerdir. Ama çocukların ya da bebeklerin bilinçli olarak dâhil edildiği deneylerden rahatsızlık duymamak mümkün değildir. Neler olmuş, ne için çocuklar feda edilmiş, derinden etkileyecek birkaç deney örneği: II. Frederick ve Konuşulmayan Çocuklar: Roma İmparatoru II. Frederick tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen deneyde, hangi dilin konuşulacağının, doğuştan mı sahip olunduğu yoksa sonradan mı öğrenildiği anlaşılmak istenmiştir. Bunun için bebekler insan etkileşimi olmadan büyütülmüştür. Frederick "üvey annelere ve hemşirelere çocukları emzirmelerini, banyolarını yaptırmalarını ancak hiçbir şekilde onlarla konuşmamalarını" emreder. Böylece büyüdüklerinde doğal olarak İbraniceyi mi, Yunancayı mı, Latinceyi mi, Arapçayı mı, yoksa doğdukları ebeveynlerinin dilini mi konuşacaklardı bunu görmek ister. Deney sonucu öğrenebildiği tek şey; sevgi, el çırpmaları, jestler, yüz ifadesi sevinç ve yumuşak sözler olmadan çocukların yaşayamadığı olur. Çok zaman sonra, İskoçyalı James V. de dilin öğrenilmiş mi yoksa doğuştan mı olduğunu belirlemek için bir deney yapar. Özel olarak inşa edilmiş bir kabinde dilsiz bir kadın tarafından yetiştirilmek üzere iki çocuk gönderir. Bu sefer etkileşim içinde olan çocuklar yaşar ancak konuşamadıkları için dilin öğrenilmiş olduğuna karar verilir. Aynı deney Babür Kralı Ekber tarafından da yapılır fakat bu sefer konuşmanın işitmeden kaynaklandığı, konuşmadan büyütülen çocukların dilsiz hale geldikleri sonucuna varılır. Bu bilgilerin gerçekliği konusunda şüpheler olsa da, zamanın; Frederick gibi hırslı, başkaldıran ve bilimsel çalışmalara meraklı yöneticisinden beklenebilecek deneyler olduğu rahatlıkla söylenebilir. 40 Bebekli Amerika Deneyi ABD’de 1944 yılında 40 bebekle gerçekleşir. Bebeklerden 20 tanesi her türlü mekânsal olanakların ve hijyenin sağlandığı hastane ortamında; Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin zeminini oluşturan fizyolojik ihtiyaçları giderilerek bakılmaya çalışılır. İlgi, sevgi ve yakınlık görmeyen bebekler hiçbir bedensel rahatsızlıkları olmamasına rağmen 3 ay içerisinde ağlamaktan, tepki vermekten ve hareket etmekten vazgeçerek ölmeye başlar. Deney sonlandırılarak kalan çocuklarla temas kurulmaya başlanır ancak artık geçtir. Deneyin başlangıcındaki diğer 20 bebek ise en baştan itibaren ilgiyle, sevgiyle bakılır ve onlarda herhangi bir sorun oluşmaz. Bobo Bebeği Deneyi Albert Bandura’nın Sosyal Öğrenme Kuramını test etmek için uyguladığı bir deneyler zinciridir. Bu deneylerden birinde model olan yetişkinin; Bobo Bebeğine (yuvarlatılmış alt kısmı ve kütle merkezi aşağısında olan bir oyuncak bebek) saldırgan bir şekilde davranmasına ve sonucunda; ödüllendirilmesine, cezalandırılmasına ya da hiçbir muamele görmemesine tanık olan çocukların davranışları gözlemlenir. Bu deney şiddet içerikli medyaya maruz kalan çocuklar için kanıt gösterilen çıkarımlara sahip bir deney olarak sonuçlarıyla bugüne kadar da gelmiştir. (Yetişkinleri taklit eden çocuklar da benzer şekilde şiddet uygulamıştır.) Birlikte Büyüyen Şempanze ve Bebek Karşılaştırmalı psikolog olan Winthrop Niles Kellogg, mesleği gereği hayvan davranışlarının kökenini incelemek istemiştir. Kendi bebeği Donald ve onun gibi giydirdiği Gua adlı kuyruksuz şempanze birlikte yaşamaya başlar. Gua ve Donald aynı masada birlikte yemek yer, birlikte yıkanır, mümkün olduğunca her şeyi birlikte yaparlar. Gua, Donald’dan daha hızlı büyür, insan davranışlarına benzer davranışlar geliştirir ama bu asla Kellogg’un istediği düzeyde olmaz. 9.aya gelindiğinde Donald’ın şempanze dilini ve davranışlarını taklit etmesi üzerine deney sonlandırılır. Kellogg deney sonuçlarını Humanizing The Ape (Kuyruksuz Maymunu İnsanlaştırmak) başlıklı makalesinde tüm bilim camiasına ilan eder. Kırılan Bebekle Suçlu Hissettirmek Çocuklarda suçluluk hissinin gelişimini öğrenebilmek için Iowa Üniversitesinin psikologları tarafından yapılır. Model bir yetişkin, çocuğa; kendisi için ne kadar kıymetli olduğunu ve çok sevdiğini söylediği bir bebek gösterir, iyi bakmasını ve dikkatli olmasını söyleyerek emanet eder. Bebek içinde kendi kendini kıran bir mekanizmaya sahiptir ve bebek kırılır. O sırada odada olan yetişkin uzunca bir süre sessizce kırılan bebeğe bakar. Çocukta bu sırada suçluluk duygusu gelişir ve geçen sessiz uzun sürenin sonunda çocuğa, sorun olmadığı söylense de hasar çoktan verilmiş olur. Deneyler bunlarla bitmiyor elbette. 2. bölüm diğer deneylerle devam edecek.

İlginç bilgiler içeren bir yazı olmuş. Özellikle bebek ölümlerine neden olanlara şaşırdım gerçekten.
Bilmediğim bir konuda bilgi edinmiş oldum. Emeğine sağlık.
Değerli yorumun için çok teşekkür ederim. Senin de gözlerine ve yüreğine sağlık.
Sevgiler.
Deneyler konusu insanın faydacılık açısından kafasını karıştıran bir konu. Burada anlattığın deneyler gerçekten düşündürücü. Devamını bekliyorum.
Değerli yorumun için çok teşekkür ederim. Devamı en kısa sürede.
Sevgiler
[…] Çünkü bunun ekonomik olarak karlı olduğunu anlarlar, aldıkları para kendilerine kalır. Buradaki yazıda da anlatıldığı gibi 1944 ABD Deneylerinde sevgi, ilgi görmeyen kendileriyle iletişim […]