0 0
Read Time:5 Minute, 7 Second
Zihinde mistik bir şeyi anlattığı izlenimi uyansa da asıl anlamının bundan çok farklı olduğunu söylemek gerekir. Tamamlanmamışlık, yarım bırakılmışlık, yarıda kalmışlık kalıpları ilk ne çağrıştırdı? Aşk! Elbet yarım kalmış aşklar da zeigarnik etkisi içinde değerlendirilebilir ama tanımımız bu kadar da sınırlı olmayacak.

Nedir Zeigarnik Etkisi?

Aslında sonuç olarak bildiğimiz tanımını yapıp adını kullanmadığımız bir etkidir zeigarnik. Yarım kalmış şeyler akılda daha çok yer edinir. Yani kesintiye uğramış, tamamlanmamış olayları, görevleri, aşkları… daha kolay hatırlama eğilimini tanımlayan psikolojik bir olgudur zeigarnik. Başladığı işi bitirmek insanın doğasında vardır. Bir şey bitirilmediğinde bunun rahatsız etmesi, uyum sorunu yaşatması da kaçınılmazdır. Bir şeyi bitirmemek bu şeye daha fazla odaklanmaya ve bitirmedikçe de ciddi oranda gerilim yaşamaya sebep olur.

Nasıl Keşfedildi, Adı Nereden Geliyor?

1900’lerin başında Rus Psikolog Bluma Zeigarnik, Viyana’da bir grupla gittiği restoranda, garsonların; karmaşık yemek siparişlerini hatırlayabildiğini ancak masanın siparişi tamamlanıp sipariş sahipleri ödemelerini yaptıktan sonra siparişlere dair tüm detayları unuttuğunu gözlemler. Bu gözlem üzerine araştırmalara başlar. Bir dizi deneyde, katılımcılardan bir ipe boncuk yerleştirme, bulmacaları bir araya getirme veya matematik problemlerini çözme gibi basit görevleri tamamlamaları istenir. Bir kısım katılımcının görevi yarıda kesilir. Bir saatlik gecikmenin ardından katılımcılara ne üzerinde çalıştıklarına dair açıklama yapmaları istenir. Görevleri yarıda kesilenlerin yaptıkları şeyi hatırlama oranının görevini tamamlayanlara göre iki kat daha fazla olduğu görülür. İlk çalışmalar 1927’de yayınlanan “On Finished and Unfinished Tasks” adlı makalede anlatılmaktadır.

Nasıl İşler Zeigarnik?

Bir görevi tamamlayamamak bilişsel gerilim yaratmaktadır. Bu da yarım kalmış görevin farkındalığın ön saflarında tutmak için zihnin daha çok çabalamasına ve prova etmesine neden olmaktadır. Bu süreç görev tamamlanıncaya kadar devam etmekte ve tamamlandığında son bulmaktadır.  Tamamlanınca da zihin bu çabalardan vazgeçmektedir.

Bu yönleriyle zeigarnik etkisi, hafızanın nasıl çalıştığı hakkında oldukça çok şey ortaya koymaktadır.  Kısa süreli bellek gerek süre gerekse kapasite açısından sınırlıdır. Bilgiyi tutmak için bilgiyi prova etmek, tekrarlamak gerekmektedir. Kısa vadede hafızada tutulmak istenen bilgiyi tutabilmek için çalışmak gerekir. Bilgi algılandıktan sonra, genellikle çok kısa bir süre için duyusal bellekte saklanır.  Bilgiye dikkat edildikçe kısa süreli belleğe geçer. Kısa süreli anıların çoğu oldukça hızlı şekilde özellikle de bilgiye ihtiyaç kalmadığında unutulur.   Fakat bazen aktif prova sürecinde bu bilgilerin bir kısmı uzun süreli belleğe de taşınabilmektedir.  Çünkü hâlâ ulaşmamız gereken hedefler gibi bitmemiş görevler, uzun süreler boyunca düşüncelerimize girmeye devam etmektedir.

Zeigarnik Etkileri Nelerdir, Nerelerde Kullanılır, Bu Etkiden Nasıl Faydalanılır?

Başlangıç noktası olan garsonlar düşünüldüğünde; garsonların müşterilere ait onca veriyi tutabilmesi, kimin ne yiyeceği, ne içeceği ya da hangi sıralamayla istendiğini hatırlaması gerekir. Beyin bunu yapabilmek için bir takım numaralara başvurur işte bunlardan biri de Zeigarniktir. Tamamlanmamış şeyleri hatırlattığı için belki de bu noktaya kadar olumsuz bir algı oluştu zeigranik etkisi ile ilgili, oysa bu etki motive edici bir güç olarak pek çok olumlu amaç için kullanılabilir. Ticari dünyanın bile sık sık faydalandığı bir etkidir. Nasıl mı?

Bir seri filmi düşünün, film nasıl biterse serinin bir sonraki filmi için heyecanla beklersiniz? Yarıda kesilmiş gibi, öyle bir sahnede biter ki belirsizdir, karakter öldü mü yaşayacak mı, o sahnede neler olacak? Ya diziler onlar da ta ki final sahnesine kadar tamamlanmayan parçalardan oluşur her sahnenin sonunda devam edecek olduğunu bilirsiniz hatta “arkası yarın”ların adı bile bu etkiyi yaşatmaktadır. Bu durumun farkında olan bazı yazarlar romanlarını bu şekilde tefrikalar halinde yayımlamıştır. Yeni piyasaya çıkacak bir ürünün akılda kalıcılığını artırmak için reklam taktiği olarak kullanılabilmesi oldukça iyi bir tercihtir. 

Peki sizce ertelemenin üstesinden gelmeye de yardımcı olabilir mi? Elbette olabilir. Gerek bireysel özellikler, gerek içinde bulunulan koşul ve o anki psikolojik durum nedeniyle bazı insanlar ya da bazı zamanlarda insanlar daha çok erteleme eğilimindedirler. Yapılması gereken işleri ertelemek kişide aşırı stres meydana getirir. Bazen, yapılacak şeyin karmaşık  ve zor olduğunu, bazen zaman alacağını düşünmek başlamaktan kaçınmamıza neden olabilir böyle zamanlarda da eninde sonunda yapılacak bir işin kısacık zamanlara sıkıştırılması çok daha büyük huzursuzluklara yol açar. Örneğin teslim etmeniz gereken bir iş var ve son ana kadar sürekli aklınızda tutarak ertelediniz son günler geldi artık uyumaya bile engel olacak düzeye ulaşabilir stresiniz çünkü aklınızda daima bu iş ve kısalan süre canlılığını korumaya devam edecektir. Bu durumda bu stresi ortadan kaldırmak için itici bir güç olarak zeigarnik etkisinden faydalanılabilir. Bittiğindeki rahatlama hissi ve artık zihin enerjinizi başka bir şeye çevirebileceğinizi bilmek iyi gelecektir.

Ya Aşk?

Yarım kalmışlık denildiğinde akla ilk önce aşk geliyordu ya. Zeigarnik romantik ilişkilerde nasıl etki ediyor acaba. Neydi? Zihnimiz ve bilincimiz; yaptıklarımızdan, başardıklarımızdan çok yapamadıklarımıza ve başarısız olduklarımıza odaklıydı. Çünkü sonuç odaklı yapıda olan insan, doyuma ulaştıklarıyla pek de ilgilenmez, yarım kalmış ne varsa onu gerçekleştirmek için çaba sarf edip, o konuda hayaller kurar. Haliyle bu konular doyuma ulaşıncaya kadar canlı kalır.

Ne demişler; İnsan yaşlanır ama yürek asla yaşlanmaz. Tamamlanmamış, doyuma ulaşmamış arzular üzerinden kaç yıl geçerse geçsin, yol alsanız da, yıl geçip yaş alsanız da unutulmaz. Duyarsızlaşma olsa da aklınızda kalmaya devam eder. Yani aslında unutulmayan kişiler ya da anılar değildir. Unutulmaz kılan sonuca varamamış olmasıdır. Yarım kalmış bir aşk yıllarca akıldan atılmayıp yıllar sonra kaldığı yerden devam ettiğinde ya da zamanında başarısız olunan bir girişim sonucu birlikte olunamayan kişiyle yıllar sonra bir araya geldiğinde; “bu muydu uğruna gecelerce uykusuz kaldığım, bu muydu kendimi yıllarca gerçek olan şeylerden ve iyi insanlardan uzak tuttuğum, ne kadar da büyütmüşüm aslında değmezmiş“ cümlelerini duymak çok olasıdır.

Evlilik Aşkı Öldürür ifadesi de bundan kaynaklanmaktadır. Varılabilecek noktaya gelindiğinde; heyecan, özlem ve tutku azalır, daha sıradan daha dengeli ilişki aşamasına geçilir.

Bunların dışında mevcut yaşanan romantik ilişkilerin yaşanış biçiminde de bu etki görülmektedir. “Geçmiş Şimdidir” sözü zaten sağlıklı ilişkilerde olması gereken; doğru iletişimin kilit ifadesidir. Konuşulmayan, konuşulmasına fırsat verilmeyen meseleler kendiliğinden yok olmaz. Arka plana itilir ancak varlığını korur. Üstelik bu aşamada, çözüme kavuşmadığı için var olan boşluklar genellikle negatif düşüncelerle doldurulur, partnere karşı olumsuz düşünceler ve güvensizlik geliştirilir. Sorunları konuşabilmek, çözüme kavuşturmak tüm bu nedenlerle ve olumsuz düşüncelerin devamlı şekilde zihinde yer almaması adına önemlidir.

Zeigarnik etkisinin hayatımızda nasıl bir motivasyon kaynağı, nasıl itici bir güç olduğu ve nasıl ortaya çıkıp ne için kullanıldığından bahsettikten sonra şunu söylemekte de fayda var. İş, sınav ve ezber konusunda aralıklı çalışmak her şeyi aynı anda bitirmeye çalışmaktan çok daha etkilidir. Bölümlü çalışmak zeigarnik etkisinin devreye girmesi nedeniyle daha başarılı sonuçlar alınmasına vesile olmaktadır. Elbette bilişsel, bireysel birçok etken de devreye girer, zeigarnik etkisini bunların dışında bir güç olarak düşünmek gerekmektedir.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
Toksik Pozitiflik Previous post Toksik Pozitiflik
Hedonik Adaptasyon Next post Hedonik Adaptasyon

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

2 thoughts on “Zeigarnik Etkisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir